Yayın yok.
Yayın yok.

Yedi Karanfil_Ney_Fon Müziği (Anlamlı Söz eşliğinde)

Film: B.B - Et Dieu Crea la Femme(Ve Tanrı Kadını Yarattı)_ Music : Dalida - Historie Dun Amoure

CAUTION! all the movies i make and the music used in them are not affiliated with each other. I applied both of them. (rosebreaker) DİKKAT!! Filim ve müziğin birbiri ile bağlantısı yoktur tamamen benim (rosebreaker) uygulamam... Historie Dun Amoure Orijinal sözleri: Ya no estás más a mi lado, corazón. En el alma sólo tengo soledad. Y si ya no puedo verte, Por qué Dios me hizo quererte? Para hacerme sufrir más? Siempre fuiste la razón de mi existir. Adorarte para mi fue religión. Y en tus besos yo encontraba, (En tus labios encontraba,) El calor que me brindaba (El amor que me brindaba) El amor y la pasión. (El calor tu pasion) Es la historia de un amor, Como no hay otro igual. Que me hizo comprender Todo el bien, todo el mal. Que le dio luz a mi vida, Apagándola después. Ay! que vida tan oscura, (Ay! que noche tan obscuro,) Sin tu amor no viviré! Şarkınının Türkçe çevirisi: Artık yanımda değilsin, sevgilim Ve ruhumda sadece yalnızlık var, Seni göremediğim sürece. Tanrı beni sana neden aşık etti? Daha fazla acı çekmem için mi? Sen varoluş sebebimdin Hayranlığım, ibadet gibiydi. Öpücüklerinde bulduğum şey, O samimiyetti - bana veren, Aşkı ve tutkuyu. Bu bir aşk hikâyesi. Eşi olmayan. Anlamamı sağlayan, İyiyi ve kötüyü. Hayatıma ışık saçan, Sonra kapandı. Ah! Ne karanlık bir hayat! Aşkın olmadan yaşayamam! Film bilgisi: Kansere yenik düşen ünlü Fransız yönetmen Roger Vadim'in bir zamanlar yeri göğü oynatmış ve 1952 yılında evlendiği Brigitte Bardot'yu bir anda yıldız yapmış filmi ''Ve Tanrı Kadını Yarattı'' (Et Dieu... crea la femme). Roger Vadim bütün güzelliği, çekiciliği ve tazeliğiyle Brigitte Bardot'yu yarattığı 1956 yapımı bu ilk filminde, 18 yaşında, bütün erkeklerin aklını başından alan, müthiş bir cinsel cazibeye sahip genç bir kadının hikayesini anlatıyor. Kahramanımız Juliette Hardy (BB) Fransa'nın güneyindeki tatil beldesi St. Tropez'de genç yaşlı bütün erkeklerin arzu nesnesi olan bir afettir. Onu heyecanlandıran tek erkek olan Antoine ise, onu 'hafif' bulduğu için yüzüne bile bakmamaktadır. Juliette de, Antoine'ın kendisi için deli olan erkek kardeşi Michel'in evlenme teklifini kabul eder. ''Ve Tanrı Kadını Yarattı''da diğer rolleri Curt Jurgens, Jean-Louis Trintignant, Christian Marquand, Georges Poujouly ve Jean Tissier paylaşıyorlar.

Bak yine geçti bahar_Enstrümantal--Şiir:Her Şey Sende Gizli/Can Yücel

ŞİİR:Her Şey Sende Gizli / Can Yücel

Yerin seni çektiği kadar ağırsın, Kanatların çırpındığı kadar hafif.. Kalbinin attığı kadar canlısın, Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç... Sevdiklerin kadar iyisin, Nefret ettiklerin kadar kötü.. Ne renk olursa olsun kaşın gözün, Karşındakinin gördüğüdür rengin.. Yaşadıklarını kar sayma: Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa, Sevdiğin kadardır ömrün.. Gülebildiğin kadar mutlusun. Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin Sakın bitti sanma her şeyi, Sevdiğin kadar sevileceksin. Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer Ve karşındakine değer verdiğin kadar inansın. Bir gün yalan söyleyeceksen eğer; Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın. Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret, Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın. Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın, Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin.. İşte budur hayat! İşte budur yaşamak, Bunu hatırladığın kadar yaşarsın Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun Çiçek sulandığı kadar güzeldir, Kuşlar ötebildiği kadar sevimli, Bebek ağladığı kadar bebektir. Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren, Sevdiğin kadar sevilirsin...

İstanbul seni senden çaldım Bugün:) Müzik: Ömer Faruk Tekbilek

Deniz Türküsü / Yahya Kemal Beyatlı

Dolu rüzgarla çıkıp ufka giden yelkenli! Gidişin seçtiğin akşam saatinden belli, Ömrünün geçtiği sahilden uzaklaştıkça Ve hayalinde dolan aleme yaklaştıkça, Dalga kıvrımları ardında büyür tenhalık, Başka bir çerçevedir, gitgide, dünya artık. Daldığın mihveri, gittikçe, sarar başka ziya; Mavidir her taraf, üstün gece, altın derya... Yol da benzer hem uzun, hem de güzel bir masala O saatler ki geçer başbaşa yıldızlarla... Lakin az sonra leziz uyku bir encama varır. Hilkatin gördüğü rüya biter. Etraf ağarır. Som gümüşten sular üstünde, giderken ileri, Ta uzaklarda şafak bir bir açar perdeleri... Musikîyle bir alem kesilir çalkıntı! Ve nihayet görünür gök ve deniz saltanatı! Girdiğin aynada geçmiş gibi diğer küreye, Sorma bir saniye, şüpheyle sakın: Yol nereye? Ayılıp neş'eni yükseltici sarhoşluktan, Yılma korkunç uçurum zannedilen boşluktan! Duy tabiatte biraz sen de ilâh olduğunu! Ruh erer varlığın zevkine duymakla bunu. Çıktığın yolda bugün yelken açık, yapayalnız, Gözlerin arkaya çevrilmeyerek, pervasız Yürü! Hür maviliğin bittiği son hadde kadar! İnsan alemde hayal ettiği müddetçe yaşar. Şair: Yahya Kemal Beyatlı

Cem Karaca _ İstanbul'u dinliyorum ( Şiir: Orhan Veli Kanık )

İstanbul'u dinliyorum_Orhan Veli Kanık

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı Önce hafiften bir rüzgar esiyor; Yavaş yavaş sallanıyor Yapraklar, ağaçlarda; Uzaklarda, çok uzaklarda, Sucuların hiç durmayan çıngırakları İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Kuşlar geçiyor, derken; Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık. Ağlar çekiliyor dalyanlarda; Bir kadının suya değiyor ayakları; İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Serin serin Kapalıçarşı Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa Güvercin dolu avlular Çekiç sesleri geliyor doklardan Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları; İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Başımda eski alemlerin sarhoşluğu Loş kayıkhanelerıyle bir yalı; Dinmiş lodosların uğultusu içinde İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Bir yosma geciyor kaldırımdan; Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar. Bir şey düşüyor elinden yere; Bir gül olmalı; İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Bir kuş çırpınıyor eteklerinde; Alnın sıcak mı, değil mi, biliyorum; Dudakların ıslak mı, değil mi, biliyorum; Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından Kalbinin vuruşundan anlıyorum; İstanbul'u dinliyorum.

CEM KARACA_ MAVİ LİMAN (NAZIM HİKMET)

MAVİ LİMAN_NAZIM HİKMET

Nazım Hikmet'in mavi limanşiirinin Cem Karaca tarafından yorumlanışı ... çok yorgunum beni Bekleme kaptan Seyir defterini baskasi yazsin Çınarlı Kubbeli mavi bir liman beni o limana çıkaramazsin Çınarlı Kubbeli mavi bir liman Beni o limana çıkaramazsın çok yorgunum beni Bekleme kaptan...

Ravi _ Yorgun gemi

Yorgun gemi

Severim Deme Denerim Aşka Ara Verilmez
Yarı Yolda Bırakıp Gidiyorsun Beni
Bu Yükle Yol Yürümez
Dönerim Deme Bilirim Giden Geriye Dönmez

Severim Deme Denerim Aşka Ara Verilmez
Yarı Yolda Bırakıp Gidiyorsun Beni
Bu Yükle Yol Yürümez
Hep Kolay Sanan Bırakıp Gitme

Umrumda Değil Acıtmak incitmek
Sen Yorgun Gemilerin Sığındığı Liman
Ben Dibe Vurmuş Ölüm Gibi Vazgeçme
Dönerim Deme Bilirim Giden Geriye Dönmez

Severim Deme Denerim Aşka Ara Verilmez
Yarı Yolda Bırakıp Gidiyorsun Beni
Bu Yükle Yol Yürünmez
Dönerim Deme Bilirim Giden Geriye Dönmez

Severim Deme Denerim Aşka Ara Verilmez
Yarı Yolda Bırakıp Gidiyorsun Beni
Bu Yükle Yol Yürünmez

Muazez ersoy _ Kum tanesi

Kum tanesi

Kırılmadım üzgünüm sadece Boşver beni unuttun beklide Yüzümde eskiden kalmış tebessümler Seni bu günlerde arar gibi Kum tanesi kadar özlediysen beni Bununla avunur beklerim seni  Şimdi çok uzaktasın tutamam ellerini Belki sende benim gibi bekliyorsun gel dememi

Ah İstanbul_Sezen Aksu & Hüsnü Şenlendirici

Ah istanbul

Uzanıp Kanlıca'nın orta yerinde bir taşa
Gözümün yaşını yüzdürürüm hisara doğru
Yapacak hiç birşey yok gitmek istedi gitti
Hem anlıyorum hem çok acı tek taraflı bitti

Bi lodos lazım şimdi bana bi kürek bi kayık
Zulada birkaç şişe yakut yer-gök kırmızı
Söverim gelmişine geçmişine ayıpsa ayıp
Düşer üstüme akşamdan kalma sabah yıldızı

Ah İstanbul İstanbul olalı
Hiç görmedi böyle keder
Geberiyorum aşkından
Kalmadı bende gururdan eser

Ne acı ne acı insan insan kendine ne kadar yenik
Bulunmadı ihanetin ilacı yürek koca bi kara delik
Yapacak hiç bişey yok gönül bu sevdi
Yeni bir ten yeni bir heyecan bilirim üstelik

Bi lodos lazım şimdi bana bi kürek bi kayık
Zulada birkaç şişe yakut yer-gök kırmızı
Söverim gelmişine geçmişine ayıpsa ayıp
Düşer üstüme akşamdan kalma sabah yıldızı

Ah İstanbul İstanbul olalı
Hiç görmedi böyle keder
Geberiyorum aşkından
Kalmadı bende gururdan eser


Sade _Mermaid _Sen De Ağlar Mısın Deniz Kızı ( Şiir Necmiye Sarpkaya )

Sen De Ağlar Mısın Deniz Kızı

Gecenin bir vakti sen de
Duygulanır kederlenir misin
Deniz Kızı
'Sonra al kalemini eline
Dök içini kağıda' der misin
Anlamaz ki anlatsın derdimi
Dili yok ki söylesin
Sahi böyle der misin

Kalemle kağıdın buluştuğu ufukta
Sevgiyi sevgilini sadakati arar mısın

Sonra kelimeler düğümlenir
Boğulur musun hıçkırıklara
Neler gördün neler geçirdin
Açılmaz kapılar karşısında
Bocalar yutkunup
Gözyaşlarını içine akıtıp

Hüzünler yerleşmesin ister misin
Baş ağrılarına tutulur
İç çekişler esir alır
Dalışların sürer gider mi

Zaman mekan durur
Aşina ses yankılanıverir mi içinde
Onca koşturmaca onca unutulmuşluk içinde
Yıllar önceden gelen o meçhul ses
Şiir o şiir alır mı seni senden
Neredesin sen neredesin

Açılıverir düşünceler
Bir yıldız doğar mı
Uzak dağların ardında dolunay görünür mü
Söyler misin Güzel Deniz Kızı

Büyür mü heceler soluksuz geceler
Uyanıverir mi merak duygusu
Sevdiceğim neredesin ne haldesin
Sarsılır mısın tepeden tırnağa

Gecenin bir vakti
Gel desen kal desen
Gelir Kalır mı
Açık denizlerde
Dolunay altında mehtaba karşı

Senin de gücünün tükendiği
Sabrının tükendiği
Ömrünün tükendiği
Mürekkebinin tükendiği anların olur mu

Gecenin bir vakti sen de hüzünlenir
Duygulanır ağlar mısın Deniz Kızı


Şiir: Necmiye Sarpkaya

Kayahan _ Kelebeğin şansı

Kelebeğin Şansı

18 Aralık 2004, Istanbul
Yine saçlarını toplamış gidiyor güneş
Deniz gidip gelip eteğini öpüyor sahillerin
Uzaklardan, çok uzaklardan görmesi zor tekneler geçiyor
Hayallerim iç cebimde
Ağır ağır yola çıkarım ben de seninle
İsmin hece hece çınlar içimde
Seni her düşündüğümde
Güzel şeyler gelir aklıma her nedense
Süzülür uçurtmalar gibi hatıralar
Uçurtmanın ipi kaçar elimden
İpi kaçar uçurtmanın
Uçurumun kenarında bulurum kendimi birden
Uçurumun kenarında
Kelebeğin şansını seyrederken
Kelebeğin şansını
Yâni kelebek istese de düşemez yükseklerden
Ben,
Yaşamak için sana tutunurum.
En yorgun hâlimle gülümserken o anda
Bir yudum su gibi içerim seni
Parmak uçlarımla dokunurum mutluluğa
Korkularım, mutluluğum ve uçurumun sonsuzluğunda
Gidip gelip etiğini öpüyor sâhillerin deniz
Uzaklardan, çok uzaklardan görmesi zor tekneler geçiyor
Yine saçlarını toplamış gidiyor güneş
Hayallerim iç cebimde
Ağır ağır yola çıkarım ben de seninle
Yine saçlarını toplamış gidiyor güneş

Kayahan

DİKKAT Sayfam yapım aşamasında

DİKKAT Sayfam yapım aşamasında

LÜTFEN BALIKLARIMA YEM ATARMISINIZ